Degerli yurttaslarimiz, degerli üyelerimiz, degerli dostlar, degerli basin emekcileri,
Bu toplantilari daha güzel seylerin söylendigi daha umutlu sevincli günlerde yapilmasini isterdik ama maalesef icimize ates düsmüs, icimjiz kan aglamakli bir durumdayiz bir durumdayiz.. 13 vatan evladi daha haince bir pusuyla sehit edildiler..Bircokta agir yari askerimiz tedavi altinda.. Ilk olarak sehit ailelerine bassagligi dileriz sehitlerimizin ruhlari sad olsun.. Mekanlari cennet olsun.. Kalanlara Allahtan sabir diler acilarini en derin sekilde paylastigimizi kamuoyuyula paylasmak isteriz.,.
O evlatlari sehit eden ABD emperyalizminin ve genel manasiyla bati emperyalizminin kendisinden ve piyonu durumundaki PKK teröründen hesabinin mutlaka sorulacagina inancimizin tam oldugunu bildirmek isteriz.. PKK terörünü görmeyen onlara „acilim“ denen zirvalikla teröre zemin kazandiran anlayis bugün sahte milliyetcilik hezeyanlariyla milletin gözüne mil cekmeye calismaktadir.. Biz „bölücülük“ sucundan hapis yatanlarin „bölücülük“ ile mücadelesini samimi bulmuyor hatta bölücülüge destek verildigini görüyor en agir sekilde nefretle kiniyoruz..
Ordusunu, komutanlarini Hasdal ve Silivri esirhanelerine tikan anlayis Terörle müzakere halindedir.. Terör örgütünün basi olan sahsiyetsiz ile görüstükleri müzakere ettikleri medyaya yansimistir ve bunu piskin piskin anlatmaktadirlar.. Terör örgütüne yaklastiklari anlayisli tavri kahraman Türk ordusundan, komutanlarindan, subaylarindan esirgeyen bu anlayisi kiniyoruz.. Uydurma davalarla bu milletin evlatlari olan seckin komutanlari iceri atan anlayis dogrulari söylememekte halkin bilgi alma hakkina tecavüz etmektedir..
DTP denen güya partinin “özerklik ilani” Türkiyedeki yönetim aczinin göstergesidir.. Türkiye yönetilememekte, terör bu zemin icerisinde kendine daha büyük bir taban kazanmaktadir.. Ulusumuzu bölme girisimleri hem hükümet hemde DTP eliyle en acimasiz sekilde devam etmektedir... Kürt-Türk, Alevi_sünni ayrimi yapan iste bu anlayistir.. Cumhuriyetimizin kurulusundan beri Kürtcülük ile irtica hep kol kola olmuslardir.. Bugünde bu anlayistaki zihniyet beraber hareket etmektedirler..
Atatürkcülük ile mücadele eden, Mustafa Kemal Atatürk´ü milletin gözünden-kalbinden silmeye calisan emperyalizmin ve onun usaklarinin azginliklari ve bugünkü kudretli görünüsleri “kagittan kaplan” dahi olamayacaklarinin bilincindeyiz.. Türk milletini bölmeye parcalamaya, kardes kanina girmeye calisanlara yani Türkle-Kürdü Aleviyle-Sünniyi hangi kökenden hangi dinden mezhepten gelirse gelsin bizleri ayiramayacaksiniz, bizler yine eleleyi yine gönül gönüleyiz yine can canayiz.. Toplumu bölerek güzel ülkemizi kan deryasina cevirmeye calisan tüm “bölücülere” ve onlarin efendisi ABD emperyalizmine acikca iulanimizdir: “BIZI BÖLEMEYECEKSIN, KARDES KANININ AKITILMASINA MÜSAADE ETMEYECEGIZ” ...
Bu yurdun sahibi kökeni, dini, mezhebi ne olursa olsun bayragina milletine, devletine sahip cikma konusunda hicbir kararsizligi yoktur.. Kararsiz olanlar emperyalizmin hizmetinde olanlardir.. Iste onlarada cagrimiz pisman oldugunuzu beyan edin bu ulus size gerektigi gibi davranacaktir.. Emperyalizm ile baglarinizi boyunduruklarinizi atin bu ulusun engin vicdanina siginin!
Ayrica Silivride yatan Atattükcü, aydinlanmaci tüm yurtseverlerle tam dayanisma icerisinde oldugumuzu beyan ederiz.. Kimseden ne korkumuz nede cekincemiz vardir.. Biz Atatürkcülügü hayat felsefesi olarak yasayan “ ya istiklal, ya ölüm”diyen bir anlayisin devami olmaktan onur duyuyoruz.. Atatürkcülügü hayat felsefesi yapmis, yurtsever aydinlarin, gazetecilerin, bilim adamlarinin, komutanlarimizin derhal serbest birakilip tutuksuz yargilanmalarini acilen talep ediyoruz... Dogu Perincek, Tuncay Özkan, Muzaffer Tekin, Deniz Yıldirim, Hikmet Cicek, Cetin Dogan ve tüm yurtseverlerin derhal serbest birakilmalarini talep ediyor tüm esir tutulan yurtseverlerle dayanisma icerisinde oldugumuzu kamuoyuyla paylasiyoruz.. Adaleti esaret altindaki milletler devletlerine sahip cikamazlar, adaletlerine güvenmeyen milletler kendi adaletini kendi saglamaya calisir buda devletin sonu demektir.. Bu nedenle devlet yöneticilerinin adalet sistemini kendi yönetimine gecirmekle ugrasacaklarina milletin hizmetine hukukun hizmetine girmesi saglanmalidir..
Milletin iradesi olarak meclisimize vekil olarak secilen tüm vekillerin görevlerini yapmalari kesinlikle saglanmalidir.. “Bölücülük” sucundan ceza alan birinin basbakan olarak görev yaptigi bir ülkede uydurma davalarla yillarca iceride tutulmasi, davasi devam edenlerin dava sonuclanincaya kadar “sucsuz” olduklari hukuki durumlari hice sayilarak milletvekillik görevleri engellenmektedir.. Bu hicbir evrensel hukuki norma uymamaktadir, bu hukuksuzluk bu adaletsiz davranis sekli darbe devirlerinde dahi uygulanmamis diktatörlük anlayislarin ürünüdür..
Milletinvekili olarak milletten yetki alanlari hicbir kesinlesmis hukuki bir karar olmadan 2´ye 1 mahkemeleri eliyle kinle nefretle, intikam duygulariyla hukuksuz adaletsiz bir karar icerisinde olmalari millete ve ülkemize hicbir sey kazandirmayacak hatta ülkemizin tarihinde bir leke olarak yerlerini alacaklardir. Bizim talebimiz secilmis tüm milletvekillerinin basta Mustafa, Balbay, Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Engin Alan olmak üzere tüm vekillerin görevlerini yapmalari saglanmasi yönündedir.. Adaletten beklentimiz budur, hükümetten beklentimiz budur..
Kamuoyuna saygiyla bildiririz..
Atatürkcü Düsünce Dernegi Münih
Yönetim Kurulu adina
Baskan Murat Tasdanoglu