Ana Sayfaya Dön

 

Facebook'ta Paylaş

Yazara Ait Tüm Yazılar | Yazıya Yorum Yap

 
  

  
         YA DOSTLUK OLMASAYDI
Dostluk olmasaydı, ASHAB-I İKRAM Olurmuydu?

Uzun bir aradan sonra sizlerle yeniden birlikte olmak, mutluluk verici. Gecen yazın ardından bir yıl geçti, yorgunluğunu ve stresini son zamanlarda hafif hafif hissetmeye başladım.

Bende tatil yapmak istiyorum ama busene Türkiye ye gidemiyecegiz. İzinler kısa ve işler daha yoğun. Türkiye ye gidebilmek icin en azından 4 hafta gibi bir zaman gerekiyor. Her nekadar üzülsemde herşeyin hayırlısı olsun diyorum. Artık bir hafta da olsa dinlenmek icin yakın bir ülkeye kaçabilirim belki...

Türkiye ye gidemedigim için üzülmemin en çok sebebi, dostlarımı göremiyecek olmamdır. O kadar çok özledim ki onları, hani derler ya "Burnumda tütüyor" evet işte, simdi benimde burnumda tütüyorlar. Dostluğun önemini gurbette olan insan daha iyi anlıyormus. Bunu fazlasıyla, yaşayan ve bilenlerdenim.

Kimileri, "Gözden ırak olan gönüldende ırak olur" diyor, ben bu teze asla katılmıyorum. İnsan, uzaklaştıkça, dostlarını daha çok özlüyor. Kanaatimce, hasretlik ve özlemler, değer verdiklerinden, asıl uzaklaşınca içten içe insanın canını acıtıyor.

Bu hafta yazım dostluk üzerine olacak. Benim meshur bir sözüm vardır, "Dostluk olmasaydı Ashab-ı ikram olurmuydu". Dostlugun önemini bu sözle yüreğime işledim.

Peygamber efendimiz (S.A), Ashab-ı ikramla beraber islamiyet yolunda mücadele ettiler. Ashab-ı ikramda olanlar, herzaman peygamberimize güvendiler ve inandılar.

Bende öyle bir dostluk istedim ki Ashab-ı ikram gibi, temel taşlarında özgüven, açık sözlülük ve paylaşmak olsun. Peki bunlar neler ve hepimiz nekadarını dostum dediklerimizden yada dostuz dediklerimize uygulayabiliyoruz?

Çogumuz bencillik ateşine düser ve karşımizda ki kişiyi anlamak ve dinlemekten kendimizi men ederiz, halbuki anlamak ve dinlemek, insanın hissiyatını ve maneviyatını coğaltır. Bu vasıflar insanı insan yapan en önemli değerlerdir.

Bencilliği ve bencil olanı sevmiyorum, çünkü bencil olan asla "sen" demez hep "ben" der... "ben" demekle meşgul olduğu için ise canı istediğinde karşısındaki kişinin kendisine zaman ayırmasını ister, ama o karşısındaki kişiye zaman ayırma işine gelince hep bir bahane üreterek uzaklaşır.

Şimdi gelelim nacizane biri olarak kendi düşüncelerimde dostluğu anlatmaya;

Dostlukta en önemli unsurlar "Paylaşmak","Güven" ve "açık sözlülük" dür. Eğer iki kişi için, bunun üçü bir arada ise dostluk başlamiş ve devamı gelecegine işarettir. Dostluk, bu unsurları içinde barındirıyorsa zaten kolay kolay bitmez ve ömürlük olur.

Açik sözlü olmalısınız ki karşınizdaki kişi sizin kalbinizde bir kötülük olmadığını fark etmeli. Acı da olsa gerceği hiçbirzaman saklamamalı ve söylenmedigi takdirde sonucunda ne gibi zararlar vereceğini bilerek doğruyu, bütün benliğinizle açıklayıp söylemelisiniz. Dost olacağıniz kişi sonradan birsey duyup da fark ettiginde, ve siz tüm iyi niyetinizle susmus olsanız bile dostum dediğiniz kişiyi kaybedebilirsiniz.

Paylaşmak ise illa maddi anlamda birseyleri paylaşmak değildir. Bence herşeyden önce maneviyat gelir. Bu, kişinin dünya görüsüne bağlıdır, kimi maddeyi çok sever kimi maneviyatı. Ben madde bağimlısı olan yani madde icin maneviyatını öldüren insanlardan hoşlanmıyorum ve dostluklarımda maneviyati ön planda olan insanları seçiyorum. zaten kisi "ne" ise karşısındakinin de "o" olmasını ister, bu bir tercihtir ve sonuçlarına mutlaka iyi veya kötü, katlanmak zorundadır.

Güvenmek ise karşınızdaki insanı size daha cok yakınlaştırır, siz o kadar samimi ve içten olacaksınız ki bir gün olsun sizin yalanlarınıza şahit olmayacak. Vermiş olduğunuz sözler var ise mutlak suretle yerine getirmeniz gerekli. Bu sizi dost olacağınız kişiye daha cok yakınlaştırır ve size herzaman sadık kalır. Açık sözlülük ve güven birleştiğinde ise o sizin yanınızda herzaman kendini mutlu hisseder ve sırlarını size vermekten kaçınmaz, çünkü biliyordur ki siz onu bir kardestende öte seviyorsunuz.

Paylaşmak ise yukarıdaki saydığım ikilinin başında gelir ve dostlukların ilk adımı paylasmayla başlar. Eger paylasmayı bilmiyor ve sürekli bencikllik ediyorsanız, zaten ne özgüven nede açık sözlü olabilecek durumdasınız demektir. Bencillik seytanın ve nefsin vazgeçemediği, en önemliside insanda görmek istediği unsurlardan biridir. Eğer bizler maneviyatımızı kazanmış isek, dostsuz kalmamız mümkün değil. Herşeyden önce bu üçlü formülü uygulayan insan, yaradanı ile dost olur. Zaten Yaradanın sevdiği kişiyi de dost hayli hayli sever.

Bu zamanda dost bulmak, mum ışığında iğne aramak gibi birşey oldu, ama ben dostsuz olanlardan değilim.

Mum ışığında bile olsa, ben, o iğneyi bulurum ve seve, seve caba, zaman, paylaşmak, açık sözlülük ve güven veririm.

Boşa gitmiyeceğini bilirim, zaten en birinci Dost un Yaradan oldugunu bilmek, benim için dünyanın en güzel hissiyatı.

Dostsuz kalmadım ve bundan dolayı çok mutluyum. Türkiye de ki dostlarıma da selam olsun, bunca yıl beni unutmadılar ve herzaman manen yanımda oldukalarını hissettirdiler. Onlara candan teşekkürü bir borç bilirim. Kalbim ve gönlüm herzaman sizinle can dostlarım.

Dost kazanmak istiyenlere tavsiyem, dostluk, tek taraflı değildir ve fedakarlık ister...Sizde, üçü birarada formülünü uygularsanız eminim ki dostsuz kalmayacaksınız.

"Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan,hizmetçi arıyor demektir". (Cenap Sehabettin)

Bütün dostlarıma selam olsun.
2011-11-20 Bu yazı  873  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
 

 

 

Popüler Haberler
Defterler
Sitemiz ziyaretçi defterine duygu, düşünce ve eleştrilerinizi yazabilirsiniz...

Sitemiz şiir harmanı bölümüne kendi şiirlerinizi ve diğer şiirleri paylaşabilirsiniz...
Hava Durumu
ISTANBUL
Türkiye - Tüm İller